Devir Kore Savaşı günleri. Ne idüğü belirsiz bi savaşın içine
müttefiklere hoş görüneceğiz diye dalmışız. Amarikalılar, "zaten bizim
navy aslanları işi bitirir ama hadi Türkler de istiyor, hevesleri
kırılmasın, gelsinler bari" diye hafiften burun kıvırarak karşılamışlar
bizim hükümetin savaşa katılma kararını... Vaay, Coni'ye bak. Sen ne
zaman adam oldun lan gavur! Sen önce tuvaletine taharat musluğu taktır,
kıçındaki b.kla geziyosun...
İlk Türk birliği Kore'ye varmış, diğer müttefik askerlerle birlikte
teftiş için sıraya dizilmiş. Bizimkiler tam da Amerikan askerlerinin
yanındalarmış. Yalnız Mehmetçikler Amerikan ayılarının yanında biraz
çelimsiz kalmış taabi. Amerikalıların komutanı bizim komutanın yanına
gelmiş, alaycı bir tavırla, 'Siz bunlarla mı geldiniz Kore'de savaşmaya
Hiç gelmeseniz de olurdu canım' diyerekten bizim askerlerden birini
şöyle iki yanından sallamış. Askercik sendeleyip düşer gibi olmuş,
arkadaşlarından biri tutmuş garibi. Türk komutan bütün sakinliğiyle
"Bakın bayım" demiş, (Yani İngilizce olaraktan "look mister" demiş. Hem
de herifin konuştuğu Kuzey Virginia aksanıyla söylemiş bunu) "Bu asker
size saygısızlık olmasın diye öyle sarsıldı. İsterseniz şimdi tekrar
deneyin. Aynı şeyi bir daha yapabilirseniz, biz tasımızı+tarağımızı
toplayıp derhal ülkemize geri döneceğiz."
Amerikan komutanı alay eder vaziyette, o çelimsiz dediği Mehmetçiği
yine sallamaya çalışmış. Ama çocuğu bir milim bile yerinden
oynatamamış. Adam bütün gücüyle bir daha denemiş ama nafile. Amarikan
komutanı anlamış taabi yanlışını. Hemen bizim komutanın elini sıkmış,
bütün birliği de tek tek alınlarından öpmüş... "Zaten İngilizcenizin
mükemmeliğinden anlamalıydım. Beni affedin" demiş.