İslamın yükselişine engel olmak isteyen müşrikler ilk önce Hz.Peygamber (sav) Mekke’ye gelen heyetlerle temastan alıkoymak istemişlerdir. Daha sonra Nadr b. Haris gibi hikayeciler salarak halkı oyalamak yoluna gitmişler ve "Ruh nedir?" gibi Yahudi destekli sorular sormuşlardır. Fakat bunların Kur’an karşısında faydalı olmadığını görünce halkı onu dinlemekten men etmişlerdir. Fakat halktan çok kendileri gizlice dinlemişlerdir. KUR’AN'ı Kerim'in eşsiz belagatı karşısında Hz. Ömer ve Hz. Hamza gibi insanların Müslüman olması ve Müslümanlara yapılan zulümlerin tesirsiz kalması sonucu M. 617-619 tarihleri arasında Peygamber sülalesine boykot uygulamışlardır. Bu boykotta onlarla alış verişi, kız alıp vermeyi ve diyaloğu yasaklamışlardır. Müslümanlar bu boykotta ağaç kabuğu yiyecek kadar zorluk çekmişlerdir. Bu boykottan birkaç yıl sonra Hz. Hatice ve Ebu Talip vefat etmiştir. Bu yıla Hüzün Yılı denilmiştir. Hüzün yılından sonra sıkıntılar artınca kurtuluş çaresi olabilir mi diye Taif'e gidilmiş, oradan da bir sonuç alınamamıştır. Ta ki Mekke'ye hac için gelmiş olan altı Yesrib'li insanla karşılaşıncaya kadar. Bunlar Müslüman olmuşlar ve Yesrib'e dönmüşlerdir. Ertesi yıl 12 kişi, daha sonraki yıl ise 72 kişi olarak Akabe'ye gelmişlerdir. Hz. Peygamber'in içinde bulunduğu sıkıntı ve meşakkatten dolayı O'nu Yesrib'e davet etmişlerdir. Peygamber Efendimiz onlardan kendisi ve Müslümanlar hakkında koruyacaklarına dair biat aldıktan sonra bütün Müslümanlar Allah'ü Teala'nın izni ile Medine’ye hicret etmişlerdir. Bu biat hadisesine Akabe biatları denir.