SELAM ARKADASLAR SITEMDE HOSCA VAKIT GECIRMENIZ DILEGIYLE...

Namık Kemal’in oğlu Ali Ekrem

  • 25/2/2008
Namık Kemal’in oğlu Ali Ekrem, bir gün babasından şu unutulmaz mektubu aldı:
-Ekremciğim, ne yapacağım bilemediğim için sana mektup yazıyorum. Ama ne yazacağımı da bilemediğim için sözüme son veriyorum; gözlerinden öperim.

Sen böyle giyinirsen anan ne giysin Süleyman?

  • 25/2/2008
Yavuz Sultan Selim kıyafetinin sadeliği ile meşhurdur. Onun düşüncesine göre süs kadınlığın, sadelik erkekliğin özelliğidir. İşte bundan dolayı bir gün şehzade Süleyman muhteşem bir kıyafetle karşısına çıkınca:
-Sen böyle giyinirsen anan ne giysin Süleyman? diye oğlunu azarladığı söylenir.

Adaletli Taksim

  • 25/2/2008
Bir aslan bir kurt ve bir tilki ava çıkarlar, bir geyik, bir koyun, bir de horoz avlarlar. Aslan kurda:
-Şimdi bunları adaletle paylaştırıp sohbetimize tat ver,der.
Kurt:
-Ey cihan padişahı geyik sizin, koyun benim, horoz da su zavallı tilkinindir. Aslan bir kükremeyle kurdu kan revan içinde yere serer. Tilkiye dönüp:
-Tez sen üleştir, der.
Tilki ey yiğitler ülkesinin tek hükümdarı:
-Koyun sabah kahvaltınız, geyik öğle yemeğiniz, horoz da sultanıma çerezdir, der.
Aslan:
-Aferin sana, bu adaletli taksimi kimden öğrendin .
Tilki:
-Şu yerde yatan kurt kardeşten öğrendim, der.

(Mevlana C.Rumi, Mesnevi’den )

Vatan Sağolsun

  • 16/2/2008
Ben bir aşığım, iliklerine kadar suçluluk hissi duyan bir aşık.
Ben aşkından divane, bir o kadar gözümü oymak isteyene, al vur diye öteki yanağını dayamadan; hırsıyla cenge hazır bir aşık.
Ben aşık olduğum yüce varlığa taparcasına meftunum. Yaradanın kalbime mühürlediği sevgi değerince.

Sevdam yüce bir makamdır. Rüzgar arabasına bindirip savursada uzak beldelere beni, içimde ayrılık yaşamadığım tek sevdamdır o benim.
VATAN adıyle içimde bir muptela, iliklerimde gezinen bir nikotin gibidir.
Ne gece bir yıldız altında, ne sürme gözlü bir yar kucağında teselli bulmaz bendeki bu yaralar.
Duygusallık isterse şu divane gönlüm, en onmaz köşelerinden, en ulaşılmaz diyarlarına kadar buram buram bir özlemdir bendeki vatan.
Bir kilimde desen, bir Türküde puslu dağlarına çıkaran özlemdir onun adı. Özleme daldıran sevdamı sorsana bana.....

Onmaz bir yaranin gizli bir melhemi gibidir vatan sevgisi.( Gözyaşıyla ıslanmış bir hamurdanız ) diyorya şair.
VATAN gözyaşıdır. Sevgi dolu titrek bir ses gibidir vatan.
Elbetde her aşığın gönlünde bir sevda vardir. Hani bir fıkra vardır,askerde komutan sormuş iki er askere ;
- Mehmet,oğlum, söyle bakalım , Vatan nedir ?
- Mehmet cevap verir ,Vatan, benim anamdır, komutanım der.
- Komutan daha sonra diğer bir askere dönerek aynı soruyu ona da sorar:
- Sen söyle bakalım oğlum,Vatan nedir?
- Bu ikincisi cevap verir:
- Komutanım Vatan ’Mehmed’in anasıdır’
Askere gönderdiği oğlunun şehit bedenini toprağa veren bir babanin içine atıp, ( Vatan sağolsun ) cümlesi hep düşündürür beni.
Hem düşündürür hem tepeden tırnağa bana şekil verir. O yüce ve ulvi şekillerle yccelirim ve bin kat daha büyürüm kendi içimde.
Eğer şu yalan ve fani dünyada bir şeref denen kavram varsa, bilki senin için söylenmişdir Ey Türk!
İnsan ömrü belli bir sure. Vatan ise baki kalandır.Sözlerin bittiği yerde gözler konuşur.
Gözler bakışamayacak kadar uzaksa birbirinden,gönüller konuşur.
Sevgiye dair bir dil bulunur anlaşmak icin. Yada bir kalp daima vardır aşka kucak açmak için.
Ey dost bizdeki bu aşka başka, sevgisi gönülde bir kuru toprağa gönderir.
Her şey geç olmadan, kapatmadan gözlerimizi hayatın butun çıplak gerçeklerine, bir kırlangıcın zarif kanadındaki çırpınışlar gibi duyarlı olmak ve herşey geçmeden farkına varmak,...... içinde yeşertiğin sevdaların.
Dedim ya her aşığın gönlünde bir sevda vardır. Bense onmaz bir aşığım doğduğum topraklara.
Günlerden bir gün hikaye bu ya, kırlangıçlardan biri bir adama aşık olmuş. Ve adamın penceresinin önüne konar, kendiyle dalgın insanı kuş edasıyla süzer dururmuş. Bir gün dile gelen kırlangıç ( Seni çok seviyorum lütfen pencereyi acıp beni içeri alda birlikte yaşayalım )demiş. Kendinden bihaber yanlızlıkların içinde boğusan adam ( Şeytan mısın bir Cinmi ? kuytularda bir inmi? hayır olmaz ) diye cevap vermiş. ( Üstelik sen bir kuşsun. Nasıl dile gelirde konuşursun ) diye eklemiş. Kırlangıç üzgün bir şekilde gökyüzüne doğru süzülmüş kaybolmuş. Adam olanlardan şaşkın bir halde ( Şu işe bak bir kuş dile geldi ) diye hayıflanmış. Ertesi sabah aynı kuş aynı pencereye konduğunda, adam umursamaz tavrına ek, eline aldığı bir sopayla kırlangıcı korkutup uzaklaştırmak istemiş. Kırlangıç hiç istifini bozmadan adama seslenmiş ( Lütfen sadece şu pencereyi aç ve beni içeri al, bilirim sende benim gibi yanlızsın. Hem ben sana arkadaş olurum. Canında sıkılmaz. Birlikte bir hayat sürer gideriz. Omuzlarına konar eğlendirir güldürürüm seni, alırım bütün kederlerini aç şu pencereyi ) demiş. Adam elinde sopa, kaldırıp başını sadece ( YOK ) demiş. Bir çare kırlangıç o günde üzgün, süzülüp gökyüzünde kaybolmuş. Ertesi sabah yine pencerede belirdiğinde adamın penceresine konup o güzel sesiyle en güzel ötüşleri yapmış. Belki pencereyi açarda beni içeri alır diye. Gagasıyla dövüp pencerenin camını, adama seslenmiş.( Artık soğuklarda başladı soğuklarda yapamam biliyorsun. Al beni içeriye bir ömrü seninle geçireyim ) diye yinelemiş teklifini. Adam kahvaltı yaptığı masadan doğrulup elindeki çatalı pencereye doğru fırlattığında kuş bir kez daha gökyüzüne kanat çırpıp kaybolmuş. Ertesi sabah pencereye konmayan kırlangıcı merak eden adam, şaşkın ve üzgün çok pişman olmuş. Kendi kendine ( Kırlangıcım sıcaklar başlayınca yine gelir, bende onu içeri alır onunla bir ömür mutlu bir hayat sürerim ) diye düşünmüş. Ve  penceresini acarak kırlangıcını beklemeye başlamış. Yazın gelmesiyle kırlangıçlarda gelmeye başlamış. Ama onun kırlangıcı dönmemiş. Adam yazın sonuna kadar penceresini hiç kapatmadan başında beklemiş ama nafile. Kırlangıç yokmuş. Gelen kırlangıçlardan hiç biri onun penceresine konmamış. Onun kırlangıcını bir görende olmamış. Sonra bir gün komşusuna anlatınca durumu, komşusu ona sonradan pişmanlık duyulan şeylerin beş para etmez olduğunu ihbar eden, ve aklın insana bir sermaye olduğunu ima eden cevabı vermiş. ( Kırlangıçların ömrü altı aydır.)
Ele geçen nice fırsatların uçmaması dileği ile, Vatan tadında sevgiyle kalın.

Köpek ve Tavşan

  • 23/1/2008
Köpeği ile yasayan bir genç İstanbul'da bir bahçe kati daire kiralar.
Dairenin önünde bir teras vardır.
Yan dairede de ev sahibi yaslı kadın ve oğlu oturmaktadır.
İki dairenin teraslarından birbirine geçilebilmektedir.
Kiracı genç taşınırken ev sahibinin oğlu kiracıya söyle der:
"Köpeğinize ne olur dikkat edin, annemin tavşanına birşey yapmasın.
Annem yaşlı, o hayvana da çok bağlandı, birşey olursa tavşana yaşayamaz.
Tavşanın kafesi terasta duruyor, aman dikkat....". Kiracı da dikkat edeceğini söyler.

Gel zaman git zaman, köpek ve tavşanın birbirileri ile hicbir sorunu olmaz, beyaz tavsan da iyice buyur. Tavsan bazen kafesinde duruyor, bazende terasta dolaşıyordur.
Bir gece köpek ağzında birşey ile sahibinin yanına gelir. Sahibi bir de bakar ki köpeğin ağzındaki şey ev sahibinin beyaz tavşanı, ama ölü ve çamur içinde!

Kiracı paniğe kapılır, ölü tavşanı alıp bir güzel yıkar, tüylerini saç kurutma makinesi ile kurutup kabartır ve usulca yan terasa süzülüp tavşanı kafesine bırakır.
O gece, suç üzerine kalacak korkusu ile köpeği alıp annesine gider.

Bir hafta sonra döndüğünde ev sahibin oğlunu görür. Genç kederlidir.
Kiracı tedirgin tedirgin ne olduğunu sorar.
Ev sahibinin oğlu cevap verir:

"Siz yoktunuz tabi, bilmiyorsunuz... annem vefat etti...".
Kiracı suçlulukla yutkunarak sorar: "Başınız sağ olsun, nasıl vefat etti anneniz?".
Ev sahibinin oğlu cevap verir: "Tavşanı beslemeyi unutmuşuz, hayvancağız ölmüş.
Annemle birlikte tavşanı bahçeye gömdük.
Ertesi sabah annem tavşanı hortlamış, kafesinde görünce kalbi dayanmadı zavallının....."

Olabilir mi Dememek

  • 10/11/2007

Yıl 2029, kızım 18, ben 51 yaşındayım...

'Baba bizim bayrağımızda sizin zamanınızda Ay-yıldız varmış neden şimdi haç işareti ve anlamını bilmediğim renkler var?

İki arkadas okulda tavan arasında eski bir atlas bulmuştuk, o atlasta görduk, daha önce Edirne'den Kars'a kadar Türkiye toprağı imiş, şimdi neden o haritanin 1/5'ine Türkiye diyoruz?

Eskiden her mahallede 1 yada 2 cami varken, şimdi neden her ilde bir cami var, dedem bahsetmişti daha önce ezan denen bir şey varmış, günde 5 defa camilerden okunurmuş şimdi bu çan sesleri ne baba?

Filistinlilerin zamanında topraklarını parça parça satarak İsrail'in kurulmasına sebep olduklarını hiç mi bir yerde okumadınız da, topraklarımızı sattırıp şimdi bu ufacık alana bizi hapsettiniz. Siz atalarınızdan böyle mi aldınız bu toprakları, emaneti böyle mi korudunuz. Günden güne topraklarımız satılırken siz uyuyor muydunuz baba?

Baba küçükken herkesin beni Aybüke diye çağırdığını hatırlar gibiyim şimdi neden bana Angel diyorlar, beni kulağıma Angel ismini ezanla senmi söyledin?

Bizim evin önünden tanklarla geçen Amerikan askerleri kim baba? Hergün bize hakaret ederek ve sizi her gördükleri yerde coplayarak demokrasi! mi getirdiler baba ? Bize okulda demokrasinin tanımını daha farklı öğrettiler sanki.

Elime geçen gün bir kitap geçti baba, senin gençliğinden kalan. Biz Ankara'ya taşınmazdan önce
memleketimizin ismi Gaziantep'miş ve 6317 şehit vererek 'Gazi' lik unvanını kazanmış. Neden şimdi oraya kürdistan diyorlar baba.

Baba hani sizlere kürtlerle Türkler kardeştir demişler, peki kardeşlerim neden bizi öldürüp ülkemizde ayrı devlet kurdular.

Baba o kitapta Atatürk diye birinden de bahsetmisti. O büyük bir LİDER'miş ve 1933'te Bursa'da bir nutuk vermiş, ben şimdi bile ne kastettiğini anlayabiliyorken, sizin gençliğiniz bu kadar mı cahildi de o uyarıları dikkate almadınız.

Şimdiki kürdistan toprağında yer alan Süleymaniye'de askerimizin başına çuval geçirmişler ve sen o
dönemde gençtin, hiç mi kanın donmadı baba. Neden hesap sormadınız bunları görmezden gelen yöneticilerinize ?

O az önce bahsettiğim Atatürk size bir hitabe yazmış ve sizi hain yöneticilere ve uşaklara karşı uyarmış ve hitabenin sonunda da 'Muhtaç olduğun kudret damarlarındaki asil kanda mevcuttur.' demiş. Baba kanınız o
kadar bozuk mu ki ulkemizi bu hale getirenlerin yakasına yapışmadınız.

Baba Türkiye'li ne demek, biz Türk çocuğu değil miyiz, soyumuz belli değil mi bizim, o kitapta
okumuştum 'Ne mutlu Türküm diyene' yazıyordu. Peki, baba ben neden mutlu değilim. Türküm demek suçsa ve kötü bir şeyse siz eskiden neden söylerdiniz.

Baba biz Kurtuluş Savaşı denen bir şey yaşamışız, kitaba göre dünyanın gördüğü en şanlı savasmış ve o savaşta 4 milyon şehit vermişiz. Madem bu vatandan bu kadar kolay vazgeçecektiniz de neden o kadar şehit verdiniz.

Hiç mi kitap okumadınız, hiç mi sizi uyaran olmadı, hiç mi göremediniz ülkemizin pesşkes çekildiğini, eğer farkında olduysanız ve duygusuzca evinizde oturduysanız sizin o hainlerden ne farkınız kaldı. Allah'ın
huzuruna hangi yüzle çıkacaksınız baba. 'Vatan sevgisi imandandır' diye bir hadis varken hadi diyelim ki Türklüğünüzden vazgeçtiniz bari İslam'ın emrine uysaydınız.

Senin eski cd'lerden dinledim baba, bizim de bir İstiklal Marşımız varmış, o marşı yalnızca körü körüne ezberlediniz mi? Atalarımız sizi her firsatta uyarmış, demiş ki 'Ey Türk titre ve kendine dön.'
Baba ne zaman titreyeceksiniz, Ankara'yı da kaybettikten sonra mı? Bundan 13 yil önce titremediyseniz eğer artık hiç bir şey titretemez sizi.

Baba sen son bağımsız olan Turkiye Cumhuriyetini gördun.'Ya devlet başa,ya kuzgun leşe' diyebilecek bir Hasan Tahsin, bir şehit şahin, bir Sütçü İmam yok muydu aranızda?
Yazıklar olsun baba sizin gençliğinize!

Bu günleri göreceğime hiç doğmasaydım baba. Türklüğünüzden utanmadınız hiç olmazsa insanlığınızdan utansaydınız baba. Bu vatan göz göre göre altınızdan kayarken hiç olmazsa...
*SEREFİNİZLE ÖLEMEDİNİZ Mİ?'

 

Alıntı.

Nebiler Sultanı nın Güzellikleri

  • 5/11/2007

Aşk bahçesinin yanık bülbülü Hazreti Mevlana'nın, Peygamberimiz'in (sav) üstün vasıflarıyla alakalı olarak:
Nebiler Sultanı'nın (sav) vasıflarının şerhini. eğer ben devamlı, durmadan söylesem, yüzlerce kıyamet geçer de o yine bitmez. " dediğini...
Sahabi efendilerimizden Amr bin As'ın (ra): "Benim gözümde Resulullah'dan (sav)daha sevgili, benim gözümde Ondan daha büyük bir kimse yoktur. Ne var ki, Ona olan tazimimden gözüm doya doya Ona bakamıyordu " dediğini. . .
İmam Kurtubi'nin de "Nebiler Nebisi'nin (sav) güzellikleri bize tamamıyla gösterilmemiştir. Gösterilmiş olsaydı, gözlerimiz Ona bakmaya takat getiremezdi " diyerek İki Cihan Saadet Güneş’inin güzelliklerini bir nebzecik olsun anlatmaya çalıştıklarını.Biliyor muydunuz?

Hazır Cevaplar ( Ünlü Kişilerden )

  • 9/5/2007

YEMESİ KOLAY OLSUN DİYE

Timur'un hesaplarıyla ilgilenen memur hesaplarda yanlışlık yaptığı anlaşılınca;Timur yanlışlık yapılan kağıtları önce memura yedirmiş daha sonra yerine Nasrettin hocayı getirmiş.Hoca göreve geldikten sonra hesapları yufkaların üzerine yapmaya başlamış.Bunu gören Timur şaşkınlıkla hocaya sormuş:

“Neden hesapları yufkaların ezerine yapıyorsun?”

Hoca,şöyle karşılık vermiş Timur’a;

“Neden olacak,yemesi kolay olsun diye....”

İMAM ŞAMİL

Tarihimizde “Kafkas kartalı” diye geçmiş bulunan İmam Şamil yüz binlerce Rus ordularını birkaç arkadaşıyla yıllarca uğraştıran kahramandır.Üstat Şeyh Celaleddin Efendinin dizi dibinde Tarik-ı Nakşibendiyyenin âb-ı hayat pınarından kana kana içmek suretiyle menaviyatın zirvesine yükselirken, sol eliyle kullandığı kılıcıyla tek başına ordulara göğüs germek gibi bu dünyanın en büyük zevklerine de tatmaktan geri durmamıştır. Az bir kuvvetle uzun yıllar sürdürdüğü mücadelesini, esaretinden sonra aynı şekilde devam ettirmiştir. Ruslara esir düştüğünde;

Yemek esnasında, İmam Şamil’in iştahlı iştahlı yemek yediğini gören çar’ın:

“kumandan, bu iştahla beni de yiyeceğinizden korkuyorum” demesi üzerine etrafındakilerin kahkahaya boğuşları uzun sürmemiş Kafkas Kartalı:

“Çar hazretleri kaygılanmayınız. Ben elhamdülillah müslümanım ve domuz eti yemem haramdır.”
ŞERİATÇI DOKTOR-BİR SİNİR UZMANI

Dr. Rahmi Duran vardı.Anarşistler oğlunu kaçırmış, büyük para sızdırmışlar. Bir hanım hasta götürmüştüm.

Muayene için, başını açmasını söyledi doktor. O açmadı. Ben de öylece muayene etmesini söyledim. Sert çıkınca

-Bu Şeriatın emri dedim. Bu sefer mesleğimi sordu. İmam-Hatip kelimesine takıldı.

-İmam Hatipler hep böyle dedi. Ayıplamaya kalkınca hemen aklıma geldi.:

-Galiba senin oğlunu da imam hatipliler kaçırmıştı,dedim....Adamın gözleri yerinden fırladı. İki elini, idam ipi yapıp konuştu:

-Ne fayda şeriat yok ki, namussuzları hık diye boğsun!... Ben son fırsatı yakalamıştım:

-Ne o doktor? dedim, bir anda Şeriatçı kesildin...

Demek bunalınca baş vuruyorsunuz, yoksa şeriat düşmanısınız!
HASANIN RÜYASI

Hasan sakin, yıllarca okullarda memurluk yapmış. Öyle ki rüyasında bile idarecelirle tartışıyor. Bir gün:

-Falan....muavine kızdım ve erkeksen cevap ver, diye bağırdım ve sesime uyandım, dedi.

Ben de:

-Sen de erkeksen, uyanmayaydın da muavinin cevabını göreydin,dedim.
BENDE BİLİRİM

Yavuz Sultan Selim Han diğer Osmanlı padişahları gibi,sefer yapacağı yeri saklı tutar,kimseye söylemez ve hatta askerleri bile nereye gittiklerini bilmezdi.

Yine bir gün sefer hazırlıklarını başlatan Yavuz,ısrarla paşalarından biri nereye sefer yapıldığını öğrenmek ister.Bu ısrar üzerine:

-Paşa,sen sır saklamasını bilir misin?

-Evet,Padişahım;hem de çok iyi sır saklarım.

Bunun Üzerine Padişah:

-“Ya öyle mi,Bende bilirim” der.
BEN KİMİM

Büyük bir zat, makamı yüksek olan amire karşı hürmet etmeyince, Amir;

-Sen benim kim olduğumu biliyor musun? der.

O büyük zat şu cevabı verir:

-Başı pislik(meni), sonu leş olan, ikisi arasında bir hamalsın!

BEN VERİRİM

Zengin ve soylu olan biri,tek kişinin geçebileceği kadar küçük olan bir filozoflo karşılaşınca:

-“Ben bir serseriye yol vermem” deyince,Filozof:

-“Ben veririm..!”
DÜNYALAR KADAR

Babama sordum:

-Babacım beni ne kadar seviyorsun?

Babam cevap verdi;

-Oğlum,seni dünyalar kadar seviyorum.

-Peki dedim, babacığım dünyanın değeri ne kadardır?

-Beş para etmez oğlum..!

ZİKİR

Nasrettin hoca kurnazlığıyla, aklıyla, hazır cevaplılığıyla tanınan bir simadır. Muhatabının sözünün altında kalmaz, ona en mükemmel cevap vermesiyle de meşhurdur. İşte size bir örnek:

Nasrettin hoca bir iş işin şehre iner. İşi uzun sürdüğü için bir gün daha kalmak zorunda kalır. Geceyi geçirmek için, başka yerde kalacak bir mekan bulamadığı için, virane bir Han’da geceyi geçirmek üzere gider.

Sabah olunca Nasrettin hoca, han sahibinin yanına gider:

-“Yahu gece sabaha kadar yatamadım.” der.Hancı;

-“Hayrola hoca efendi, niçin yatamadınız?” Nasrettin hoca;

-“Sabaha kadar duvarlar gıcırdadı, korktum ya... Ve sesten yatamadım.”

Hancı uyanık, şöyle cevap verir:

-“Yahu Hoca, sen bize canlı, cansız her şey Allah’ı zikreder diye söylememiş miydin?”

Hoca:

-E evet!

Hancı:

-“İşte senin de bize bahsettiğin gibi, sabaha kadar duyduğun o gıcırdama sesleri duvarın Allah’ı zikretmesinin sesidir.” der.

Bu uyanık cevap üzerine Hoca şu cevabı verir:

-“Tamam ya işte, ben de zikirden coşup duvarın secdeye gitmesinden korktum”.



Öküz Ahmet Paşa

Osmanlı paşalarından, Öküz Ahmet paşa lakaplı bir paşa vardır. Bir gün bütün paşaların bulunduğu bir çadırda toplantıda bulunurken, çayırda otlayan münasebetsiz bir öküz, çadırın içerisine başını sokar;

-“Mööö, möööö,” der.

Çadırda bulunan bütün paşalar bıyık altından gülmeye başlar. Paşaların kendine malum lakaptan güldüğünü fark edince, paşalara dönerek;

- Paşalar! Az önce içeri giren öküz ne dedi biliyor musunuz.? O öküz bana dedi ki;

- “Yahu, hadi sen bizdensin...Peki bu Eşeklerin içinde ne işin var”



Cevaba bak

Necip fazıl kısakürek, sakal bırakmaya karar verir ve bırakır. Sakallı halini görenler şaşırırlar. Hatta bazıları hakaret etmek bile ister. Fakat üstad bu. Hiç lafın altında kalır mı? Adama laik olduğu cevabı verir. Üstadın sakallı halini gören biri, üstada hakaret etmek için karşısına geçip sakallı halini kasderek;

-“Yahu Maymuna dönmüşsün!” der.

Bu söz üzerine üstad adama haddini bildirir:

-“Öylemiii, peki o zaman arkamı döneyim!.."



"Üstüne etme!"

Başka bir gün, Necip Fazıl hoşlanmadığı birisiyle yemek yemek zorunda kalmış.Yemek için bir lokantaya gidip, normal bir masaya oturmuşlar. Garson siparişleri almak üzere masalarına gelip;

-Hoş geldiniz efendim, ne alırsınız, ne arzu etmiştiniz? diye sorar.

Necip Fazıl ile yemeğe gelen adam siparişini verir;

-Pilavın üstüne et!

Bunun üzerine garson Necip Fazıl dönerek siparişini sorar; Üstad da şöyle der;

-Benim, pilavın üstüne etme!

____________________________________________________

Doğum Günü

  • 9/5/2007


Yıllar sonra cocuk evlenmiş, çoluk çocuk sahibi olmuş.
Birgün, gecenin bir yarısı saat 3:30 civarları telefonu çalmis. Telefondaki ses,annesinin sesiymiş.
Çocuk ;

- Ne var Anne, ne istiyorsun bu saatte, neden beni rahatsız ediyorsun.Sabah arasan olmaz mıydı gibilerinden, annesini azarlayıcı sözler sarfetmiş.

Annesi, biraz buruk, biraz da ağlamaklı bir ses tonu ile..

- Bundan 25 yıl önce de bir gece yarısı 3:30 da sen beni rahatsız etmistin.

DOĞUM GÜNÜN KUTLU OLSUN OĞLUM.

Babadan Oğula

  • 4/5/2007


Türkiye'de hiç bir zaman döviz üzerinden borçlanma.

Başbakan dahil hiç bir siyasi liderin veya bakanın demecine inanıp işlerini onlara göre sakın düzenleme

Hiçbir zaman acele karar verme ve verdiğin karardan kolay geri dönme.

Arkadaşına kefil olmak yerine, eğer olanaklıysa ona borç vermeyi teklif et.

Eğer bir mal satman gerekiyorsa mümkünse vadeli satma, peşin sat, hatta biraz zarar etsen bile böyle yap.

Kredi kartı şifreni banka görevlisi olsa bile kimseye söyleme ve "atm" makinası kullanırken de çevredeki kişilere gösterme.

<-Önceki::


GOOGLE SITE

Online E-Devlet Hizmetleri
TC Kimlik No
Vergi Kimlik No
SSK Hizmet Dökümü
İnternet Vergi Dairesi
Motorlu Taşıtlar Vergisi
Telefon Rehberi
ÖSYM Sınav Sonuçları
ÖSYM Sınav Sonuçları
ÖSS Sonuçları
KPSS Sonuçları
KPDS Sonuçları
LES Sonuçları
TUS Sonuçları
ÜDS Sonuçları
ALS Sonuçları
DGS Sonuçları
Diğer Sınav Sonuçları
ÖSYM Sınav Takvimi
E-Devlet Linkleri:
Devletim.com
Online Hizmetler
Milli Eğitim Bakanlığı
Üniversiteler
Sağlık Bakanlığı
Emeklilik Hizmetleri
Hukuk ve Adalet
Emniyet Hizmetleri
Ekonomik ve Mali İşler
İş ve Eleman Arama
Genel Devlet Kurumları
Bakanlıklar
Valilikler
Belediyeler
Kaymakamlıklar
Siyasi Partiler
Silahlı Kuvvetler
Sivil Toplum
Engelli Sayfaları
Elçilik - Konsolosluklar
Avrupa Birliği
K.K.T.C.
Turizm
Tatil ve Gezi Rehberi
Deprem Linkleri
Haber Kaynakları

Google Adsense İle Web Sitenizden Para Kazanın!

sitene ekle

Ziyaretçi Selamlama



IP adresi

http://adminege.cx.tr

Türkçe Kelime
Türk Dil Kurumu Tabanli Arama Yapilmaktadir.